Alice Harikalar Diyarında
- İpek Güvensoy
- Sep 17, 2023
- 2 min read
Updated: Sep 19, 2023
Buluşmaya geç kalan arkadaşımı beklerken Kadıköy Rıhtım'daki PTT şubesinin hemen yukarısındaki İş Bankası Kültür Yayınevine girdim. Aslında yeri ben seçtiğim için Kadıköy'de tek başıma asla sıkılmadan vakit geçirebileceğimi biliyordum. Bu nedenle aslında arkadaşımı beklemek pek de sorun olmadı. Kitabevinde pek çok farklı kitap vardı; yeni çıkmış kitaplar vardı. Bu kitaplar arasında iştahlıca gezerek ama her kitaba yeterince zaman vererek o an arkadaşımın bir süre daha gelmemesini diledim. Kitapları incelerken Belfast'lı bir yazarın (David Parker) Belfast'tan (Kuzey İrlanda'nın başkenti) başlayan bir yolculuğu anlattığı "Bilinmeyen Ülkede Yolculuk (Travelling in a Strange Land)" adlı kitabını gördüm. 2022 yılında basılmış yeni bir kitaptı. Bu kitabı kendime yakın buldum ve internetten yorumları okudum. Çok beğenildiği için almaya karar verdim. Sonra bir süredir "Alice Harikalar Diyarında"yı tekrar okumak istediğim aklıma geldi ve hemen kitaplar arasında onu aradım. İş Bankası Kültür Yayınlarından beklediğim gibi bu kitap mevcuttu. Son olarak bu kitabı da alıp kasada ödemeye geçtim. Kibar bir beyfendi ödememi aldı ve kasanın kenarında duran kolonyadan alıp alamayacığımı sordum. İzin verdi, biraz kolonya sürdükten sonra buradaki alışverişim bitti.
Çocukluğumda bu kitabı okuyup okumadığımı net hatırlamasam da içindeki ögelerden bazılarını hatırlıyordum. Yine de okumuş olsam bile içinde neler geçtiğini ve sonunu hatırlamadığım için bu kitabı tekrardan satın almıştım ve arkadaşımı Moda'da bir cafe'de beklerken kitabı okumaya başladım (Bir cafe diyorum aslında önermediğim için ismini geçirmiyorum.). Kitap bildiğim gibi başlıyor. Alice bir deliğin içine düştükten sonra olaylar bir süre ilgi çekici geçiyordu. Ama bir yerden sonrası benim için hayal kırıklığı yarattı çünkü benim düşlediğim "Alice Harikalar Diyarı" bambaşka bir yerdi. Her sayfayı değiştirdiğimde zihnim olası senaryolar türetip sonraki sayfalarla ilgili tahminlerde bulunuyordu. Her yeni sayfaya geçtiğimde yepyeni farklı olasılıklar oluşuyordu zihnimde ve her yeni sayfayı okumamla birlikte bu beklentiler kırılıyordu. Bunun yanında, - sosyal medya ve popüler kültürün etkisi de olabilir ancak - Beyaz Tavşan ile ilgili çok büyük bir merağım vardı ve sayfaları değiştirirken artık onun diyaloglarının geçeceği veya kendisinin göründüğü kısımları bekliyordum. Beyaz Tavşan'ın da kitapta çok az yer alması ve rolü benim için hayal kırıklığı oldu. Bana göre kitap, mümkün tüm olasılıkların içinde yazılabilecek en kötü biçimde yazılmıştı. Ayrıca sayfaları çevirirken Alice'in ve etrafındakilerin sürekli olumsuz duygulanmalarına şahit olup "Bu nasıl harikalar diyarı?" diye kendi kendime söylendim. Kitapta gerçekten oldukça fazla olumsuz duygulanım var ve olumlu duygulanımlara pek yer verilmemiş. Genel olarak kitabın isminden dolayı beklentim Alice'in daha farklı, heyecan uyandırıcı maceralar geçireceği yönündedi. Yazarın stili şüphesiz (okurken) ben dahil pek çok kişiye ilham vermiştir. Kitabı okurken Matrix'in kesinlikle Lewis Caroll'dan etkilenilip yazıldığını düşünmüştüm, ve Matrix tek değildir, Matrix gibi onlarcası vardır. Sanırım bu da kitabın gördüğüm en olumlu katkılarından biri: Okuyucunun zihnini ve hayal gücünü açması. Bunun dışında kitabı eğlenerek veya beğenerek okuduğumu söyleyemem. Kısacası kitap;

Okuduğunuz için teşekkürler!

Comments